Değerli Paydaşlarımız ve Konuklarımız,

2018 yılında, küresel ticaretteki korumacı tedbirler, ABD ve Çin arasında ticaret savaşlarının şiddetini arttırarak global ekonomik büyüme üzerinde bir tehdit olarak gündemde yerini almıştır. FED, faiz artırımlarına gittiği 2018 yılında bilanço küçültme sürecini öngörülere uygun olarak yürütürken, bu adımlar küresel likidite koşullarını sıkılaştırıcı ve özellikle tasarruf açığı yüksek, gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızlarını baskılayıcı etkiler yaratmıştır. Zira 2018 yılında global likidite büyük ölçüde güvenli piyasalara yönelirken, aralarında ülkemizin de yer aldığı, gelişmekte olan ekonomilere yönelik sermaye akımları zayıf kalmıştır.

IMF’in yayınladığı Ocak 2019 "Dünya Ekonomik Görünüm Raporu"nda; küresel ekonomideki genişlemenin yavaşladığına vurgu yapılmıştır. IMF, 2018 yılında küresel büyümenin % 3,7 seviyesinde gerçekleşeceği yönündeki tahminini korumuş, 2019 yılı büyüme tahmini ise % 3,5 olarak revize edilmiştir.

Küresel ticaretteki korumacı müdahaleler, euro bölgesinin ihracat performansını da olumsuz yönde etkileyerek, bölge genelinde ekonomik yavaşlamaya neden olmaktadır. Ayrıca Avrupa Birliği, başta Brexit süreci olmak üzere, İtalya ve Fransa gibi üyelerinden de kaynaklanan çeşitli politik gerilimlerin baskısı altında kalmaya devam etmektedir.

Türkiye ekonomisinde 2018 yılının ilk çeyreğinde % 7,4, ikinci çeyrekte % 5,3 düzeyinde gerçekleşen büyümenin ardından, yılın ikinci yarısındaki kur, enflasyon ve faiz yükselişi sürecinde ekonomik büyüme de ivme kaybetmeye başlamıştır. Yılın son çeyreğinde % -3,0 ile daralma yaşanmıştır. Yıl genelindeki büyüme rakamı ise son çeyrekteki daralmanın da etkisiyle % 2,6 olarak gerçekleşmiştir. Bu süreçte yurt içi talepte gerileme yaşanmış, sanayi üretimi düşerken, istihdam da olumsuz etkilenmiştir.

Global ekonomideki riskler, sermaye akımlarındaki oynaklık ve Türkiye ekonomisindeki devam eden kırılganlıklar bir arada dikkate alındığında, 2019 yılının ülkemiz ekonomisi için zor bir yıl olacağı öngörülmektedir.

2018 yılı Eylül ayında hükümet tarafından açıklanan “Yeni Ekonomi Programı” nda; fiyat istikrarı ile finansal istikrarın yeniden tesis edilmesi temel amaç olarak belirlenirken, bu süreçte ekonomide yaşanacak dengelenmeye ve bütçe disiplinine de vurgu yapılmıştır. Açıklanan programın uygulama sonuçlarının, önümüzdeki dönemin ekonomik görünümü açısından belirleyici etkenlerin başında geleceğini düşünüyoruz.

2018 yılında inşaat sektörü, ekonominin genelinde görülen yavaşlamadan daha sert ivme kaybederek yıllık % -1,9 oranında daralmıştır,  aynı dönemde GSYH içindeki payı ise % 7,2 olarak gerçekleşmiştir.

2018 yılının ikinci yarısında ekonomide belirginleşen sorunlar ve konut kredi faizlerindeki artış nedeniyle konut satışları yıl bazında % 2,4 oranında azalmıştır. Konut satışlarında ortaya çıkan gerilemeyi sınırlamaya yönelik olarak konut satışlarından tahsil edilen KDV oranının ve tapu harcının düşürülmesi, düşük faizli konut kredisi kampanyaları düzenlenmesi gibi tedbirler uygulanmıştır.

Gayrimenkul piyasasında, satış ve kiralamalarda yaşanmakta olan durgunluğun, 2019 yılında da etkili olacağı düşünülmektedir. Önümüzdeki dönemde sektörümüzde yaşanan talep ve finansman sorunlarının aşılması için, güven ve istikrarın yeniden tesis edilmesi, ayrıca faiz oranlarının makul seviyelere gerilemesi en önemli unsurlar olarak değerlendirilmektedir.  Diğer taraftan sektöre sağlanacak olan kamusal teşvik destekleri de sektörün performansı açısından belirleyici olacaktır.

İş GYO, 2018 yılında yaşanan genel ekonomik zorluklara ve faaliyet ortamındaki durgunluğa karşın nitelikli gayrimenkul portföyünü etkin şekilde yönetmiş, güçlü yapısıyla değişen piyasa koşulları karşısında gerekli aksiyonları almıştır.

İş GYO’nun temel stratejisi; güçlü bir portföy yapısıyla sürdürülebilir gelir akışını ve kârlılığını artırmak, paydaşları için yüksek seviyede değer yaratmaktır. Daima doğal çevreye ve şehrin dokusuna uyumlu, bulunduğu bölgeyi geliştirmeye odaklı, çağdaşlığı ve konforu gözeten projeler geliştiren İş GYO, önümüzdeki dönemde de önceliklerini koruyarak yeni başarılara imza atma kararlılığındadır.

Yönetim Kurulumuz ve şahsım adına hedeflerimizi ileri taşırken her zaman yanımızda olacaklarına inandığım tüm paydaşlarımıza saygılarımı sunar, teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Ömer Karakuş

Yönetim Kurulu Başkanı