Büyüme ve ticaretteki daralma karşısında zor bir yılın daha deneyimlendiği küresel ekonomide, merkez bankaları politikaları 2016’da da gündemin üst sıralarında yer almıştır. Küresel ekonomideki büyüyememe problemi, Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılma kararı (Brexit), ABD’de Donald Trump’ın başkanlık seçimlerini kazanması, jeopolitik riskler, ABD doları ve faizlerdeki yükseliş gibi gelişmeler geçen yılın ana gündem başlıkları olmuştur.

2016 yılında gelişmiş ülkelerdeki sınırlı toparlanmaya karşın küresel para politikalarına dair belirsizlikler finansal piyasalardaki oynaklığın devam etmesine, gelişmekte olan ülke finansal varlık fiyatlamalarının ve risk prim göstergelerinin de olumsuz etkilenmesine zemin hazırlamıştır. Bu gruptaki ülkelerin para birimleri değer kaybetmiş, ABD seçim sonuçları ve Fed’in faiz artırımı sonrasında bu değer kaybı hızlanmıştır.

Türkiye 2016 yılında, küresel makroekonomik şartların baskısına ek olarak, yurt içindeki siyasi gelişmeler, darbe girişimi ve terör olaylarının, ekonomik faaliyetler ve beklentiler üzerindeki olumsuz etkileriyle mücadele etmek durumunda kalmıştır.

Yılın üçüncü çeyreğinde daralan ekonomide canlanmayı sağlamak üzere, hükümet reel sektör, ihracatçı, KOBİ ve iş gücü piyasasının rahatlatılmasına yönelik reform niteliğinde birçok tedbir paketini devreye almıştır. Güçlü finansal sistemi ve dinamikleriyle bu zorlu dönemden çıkan ülkemiz, ekonomik büyümede sadece bir dönem eksiye geçmiş, ivmesini kaybetmesine karşın büyüme testini atlatmıştır.

Sektörümüz büyüme eğilimindedir.

Makroekonomik ve siyasi açıdan zorlu şartlara rağmen, 2016 yılının ilk dokuz ayında inşaat sektörü %7,4, gayrimenkul sektörü ise %4,4 oranında büyüme kaydetmiştir.

2016 yılının son beş ayında uygulanan kampanyalar ile birlikte konut satışları önemli ölçüde hızlanmış ve 2016 yeni bir rekor yılı olarak kapanmıştır. İnşaat ve gayrimenkul sektörlerinde görülen toparlanmada GYODER ve sektörün önde gelen şirketlerinin başlattığı “Gayrimenkulde Güç Birliği, Daha Güçlü Türkiye” kampanyası önemli bir ivme yaratmıştır. 2016 yılında konut satışları bir önceki yıla göre %4 artış göstermiştir.

Sektörünün 2017 yılındaki haritasını belirleyecek başlıca hususları kısaca paylaşmak gerekirse;

Hükümetin yavaşlayan ekonomiyi tekrar toparlamak için kamu yatırımlarını %27 artırma kararında olması ve altyapı yatırımlarını genişletmesi inşaat sektörüne önemli destek sağlayacaktır.

2016 yılında alınan yapı ruhsatlarının metrekare ve daire sayısı olarak konutlarda %6 büyümesine karşılık, konut dışı binalarda %4 gerilemiştir. Buna bağlı olarak; 2017 yılında konut inşaatlarında işlerin artarak devam etmesi, konut dışı bina yatırımlarının ise yavaşlaması beklenmektedir.

Konut sektöründe 2016 yılında uygulanan kampanyalar ile 2017 yılı talebinin bir bölümü öne çekilmiştir. 2017 yılında ise aynı satış seviyesine ulaşılması için kampanyaların sürmesi gerekmektedir.

Döviz kuru artışları ve buna bağlı olarak inşaat maliyetlerindeki artışların yeni projelerdeki fiyatlara ve satışlara yansıması gündeme gelebilir.

Verimli ve kârlı yatırımlarla büyüyoruz.

İş GYO, hissedarlarına istikrarlı ve sürdürülebilir getiri sağlama, bunu temettü olarak düzenli şekilde dağıtma hedefiyle oluşturduğu güçlü ve dengeli portföy yapısını korumakta; yeni projelerle beslemektedir. Diğer taraftan Şirketimiz, çağdaş insan ve kentlere yakışan mekânlar oluşturma misyonuyla çevreye ve yaşanabilir bir geleceğe katkı sağlamayı, konumunun gerektirdiği bir sorumluluk olarak görmektedir.

Büyüme stratejimizi uygularken kârlı bir şirket olarak da varlığımızı güçlendirme kararlılığındayız. Gelecek planlarımızda güçlü destekleriyle yanımızda yer alan pay sahiplerimize, özveriyle çalışan ekibimize ve bize güvenen yatırımcılarımıza teşekkürlerimi sunarım.

Saygılarımla,

Yönetim Kurulu Başkanı